Bedava aldığın şeyi neden kullanmıyorsun?
Son güncelleme: 20 Eylül 2026
Ücretsiz bir şeyi almak kolay, kullanmak zor. Kütüphanelerde oynanmamış oyunlar, izlenmemiş kurslar, açılmamış e-kitaplar birikir. Bu yazı bir üretkenlik vaazı değil; bedava olmanın karar verme biçimimizi nasıl bozduğunu ve buna karşı ne yapılabileceğini anlatıyor.
Neden biriktiriyoruz?
Fiyat sıfır olunca seçim filtresi de sıfırlanıyor. Bir şeye 200 lira verirken "gerçekten kullanacak mıyım" diye soruyorsun. Bedava olduğunda o soru hiç sorulmuyor; maliyet yokmuş gibi görünüyor. Oysa maliyet var: dikkat, depolama ve en önemlisi sonradan seçim yapma yükü.
Süre baskısı yanlış tarafı hızlandırıyor. "Bugün bitiyor" uyarısı almayı hızlandırıyor ama kullanmayı değil. Sonuç: hızlı toplanan, hiç açılmayan bir yığın.
Alırken uygulanabilir tek kural
Bir şeyi kütüphaneye eklerken kendine tek soru sor: "Bunu bu ay kullanır mıyım?" Cevap hayırsa yine al — bedava ve kalıcıysa almamak için sebep yok — ama listene ekleme. Ayrımı burada yapmak, sonradan yüzlerce kalem arasından seçim yapmaya çalışmaktan çok daha kolay.
Kullanmayı kolaylaştıran üç düzen
1. "Şimdi" rafı. Kütüphanenin tamamı değil, en fazla beş kalemlik bir kısa liste. Biri bitince yerine yenisi girer. Seçim beşin içinden yapılır, beş yüzün değil.
2. İlk teması küçült. Bir kursu "izlemek" büyük bir karar; ilk dersin ilk beş dakikasını açmak küçük. Kitapta ilk sayfa, oyunda ilk bölüm. Başlamayı kolaylaştırmak, bitirmeyi zorlayan her şeyden daha etkili.
3. Kaydettiğin şeyin sebebini yaz. Bir satır yeter: "Sunum tasarımı için." Altı ay sonra o satır, kalemi açıp açmayacağına saniyeler içinde karar verdirir. Sebebi yazılmamış kalemler yığının büyük kısmını oluşturuyor.
Ara ara temizlemek
Listeye ekleme kadar listeden çıkarma da gerekiyor. Altı aydır dokunulmamış bir kalem muhtemelen bir daha açılmayacak; onu listeden çıkarmak o kalemi kaybetmek değil — kütüphanende duruyor. Sadece seçim yükünden çıkıyor.